Kastamonu'da Yağmur Altında Gezi: Doğa ile Buluşmanın Huzuru
- Hilal Taşcı
- 30 May
- 2 dakikada okunur
Sabahın erken saatlerinde yola çıkmak, bazen en güzel anların habercisi olur. Bu kez rotamız memleketim Çankırı’dan başlayıp Kastamonu’ya uzandı. Yolun ilk durağında kuzenimin elinden içtiğim kahve ve kısa molamız, yol yorgunluğunu unutturdu. Sonrasında Kastamonu’nun sakin atmosferi ve yağmurun verdiği huzurla dolu bir gün geçirdim. Bu yazıda, Kastamonu gezimin detaylarını, doğayla iç içe geçen o dingin anları ve yaşadığım deneyimleri samimi bir dille paylaşmak istiyorum.
Çankırı’da Kahve Molası ve Yolun İlk Durağı
Sabahın erken saatlerinde yola çıkmak, bazen zor gelse de yolculuğun ilk durağı olan Çankırı’da kuzenimle buluşmak her şeyi değiştirdi. Kuzenimin hazırladığı kahve, sadece bir içecek değil, aynı zamanda samimi bir sohbetin başlangıcıydı. Yol yorgunluğunu atmak için kısa ama etkili bir mola oldu. Bu küçük durak, yolun geri kalanını daha keyifli hale getirdi.

İkinci Durak: Kastamonu
İkinci durağımız ise Kastamonu’ydu 🌿
Kastamonu’ya vardığımızda bizi yağmurlu ama huzurlu bir hava karşıladı. Açıkçası yağmur bazen gezmeyi zorlaştırıyor ama bazı şehirlerin ruhuna da çok yakışıyor. Kastamonu da tam olarak öyleydi. Islak sokaklar, sakin caddeler ve telaşsız insanlar… Şehrin dinginliği daha ilk anda hissediliyordu.
İlk olarak Kastamonu merkezde kısa bir gezinti yaptık. Yağmurun yağması nedeni ile çok uzun dolaşamasak da şehrin atmosferini hissetmek için yeterliydi. Özellikle Bedesten çevresi oldukça dikkatimi çekti. Tarihî dokunun korunmuş olması ve o eski çarşı havası gerçekten çok güzeldi. Burada yöresel lezzetler deneme fırsatımız da oldu. Kastamonu mutfağı hem sade hem de oldukça lezzetliydi. Böyle şehirlerde en sevdiğim şeylerden biri de büyük kalabalıklar yerine daha sakin ve doğal bir yaşam hissini görmek oluyor.
Daha sonra rotamızı uzun zamandır görmek istediğim Horma Kanyonu’na çevirdik.
Yol biraz uzundu ama manzaralar eşliğinde geçtiği için hiç sıkıcı gelmedi. Kanyona ulaştığımızda ise bütün yorgunluğa değdiğini düşündüm. Yağmurla birlikte doğa çok daha canlı görünüyordu. Yeşilin her tonunu görmek mümkündü. Temiz hava, hafif yağmur sesi ve etrafı saran o yoğun oksijen hissi… Gerçekten uzun zamandır bu kadar temiz hava solumadığımı fark ettim.
Horma Kanyonu’nun ahşap yürüyüş yolu doğayla iç içe ilerliyor. Yürürken bir tarafta kayalıklar, diğer tarafta akan suyun sesi size eşlik ediyor. Bazen durup sadece etrafı izledim. Fotoğraf çektim, doğayı dinledim ve bir süre hiçbir şey düşünmeden yürüdüm. Sanırım insanın en çok ihtiyaç duyduğu şeylerden biri de zihnini biraz susturabilmesi...
Kastamonu’da en çok sevdiğim şeylerden biri şehrin insana huzur veren tarafı oldu. Gürültüsüz, sakin ve kendini göstermeye çalışmayan bir güzelliği var. Özellikle doğa ile baş başa kalmayı sevenler için gerçekten görülmesi gereken yerlerden biri olduğunu düşünüyorum.
Bu gezi bana bir kez daha şunu hatırlattı: Bazen insanın ihtiyacı olan şey çok uzaklara gitmek değil; biraz temiz hava, biraz doğa ve zihnini dinlendirebileceği sakin bir yolculuk oluyor.
Kastamonu Gezi Fotoğraflarım




Yorumlar