top of page

İnsanları Anlamak, Kendini Tanımakla Başlar

25 Eki
2 dakikada okunur

Alfred Adler’in İnsan Tabiatını Tanıma kitabını bitirdim. Okurken sık sık kendimi ve çevremdeki insanlarla kurduğum ilişkileri düşündüm. İnsanların davranışlarının ardındaki nedenleri, kendilerini başkalarına nasıl gösterdiklerini ve nasıl görünmek istediklerini sorgularken aynı soruları kendime de sormaya başladım.


Özellikle saldırgan karakter özellikleri ve boş gurur üzerine okuduklarım beni düşündürdü. Kitapta Sokrates’e atfedilen bir anekdot zihnimde yer etti: Eski püskü kıyafetler içindeki birine, elbisesinin yırtıklarından boş gururunun göründüğünü söylemesi…


Okurken gülümsedim. Ne kadar ince bir gözlem! İnsan bazen sahip olduklarıyla, bazen de sahip olmadıklarını sergileyerek kendisini başkalarından üstün göstermeye çalışabiliyor. Mütevazı görünme isteğinin içinde bile beğenilme ve üstün bulunma arzusu saklanabiliyor.


Peki, kendimiz hakkında oluşturduğumuz imaj ile gerçekte olduğumuz kişi ne kadar örtüşüyor? Başkalarında kolayca fark ettiğimiz özellikleri kendimizde de aynı açıklıkla görebiliyor muyuz? Kendimize anlattığımız hikâyelerde ne kadar dürüstüz?


Adler’i okurken zaman zaman “Bunu ben de düşünüyordum ama böyle ifade edemiyordum.” dedim. Bazen de kendimde görmek istemediğim bir şeyle karşılaştım. Sanki insanın kendisine bile itiraf etmekte zorlandığı düşünceleri yüksek sesle söylüyor; insana kendi içindekileri dile getirme cesareti veriyor.


Bu da bana başka bir şeyi düşündürdü: Bazı düşünceleri açıkça söyleyen insanlar tepkiyle karşılaşabiliyor, hatta dışlanabiliyor. Söylediklerinde haklılık payı olduğunu içten içe bilsek bile bunu kabul etmek kolay gelmeyebiliyor. Belki de duyduklarımız kendimizle ilgili pek bakmak istemediğimiz bir yere dokunuyor. Böyle anlarda, söylenen söz kadar o söze neden tepki verdiğimizi de düşünmek gerekiyor.


Kitabın bende bıraktığı duygulardan biri, insanları anlamaya çalışırken kendimi de tanımam gerektiği oldu. Bir davranışı hemen yargılamadan önce ardında ne olabileceğini düşünmek; sonra dönüp kendi davranışlarıma da aynı merakla bakabilmek…,


İnsan Tabiatını Tanıma’yı tavsiye ederim. Ama benim için bir kez okunup rafa kaldırılacak türden bir kitap değil. Bazı satırlara yeniden dönmek, yaşadıklarımla birlikte onları tekrar düşünmek istiyorum. Sanırım zaman geçtikçe aynı satırlarda başka şeyler göreceğim.

Kitabı bitirdim; kendime sorduğum sorular ise hâlâ benimle.

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin

Yeni Yazılardan Haberdar Olun!

Teşekkür Ederiz!

Tüm Hakları Saklıdır © 2021-2026 | HİLAL TAŞCI. İzinsiz paylaşmayınız. 

  • Beyaz Instagram Simge
  • X
  • Beyaz LinkedIn Simge
bottom of page