Neretva’nın Üzerinde Bir Tarih: Mostar Köprüsü

Balkan turumuzun duraklarından biri de Bosna Hersek’in Mostar şehriydi. Fotoğraflarda ve videolarda defalarca gördüğüm Mostar Köprüsü, uzun zamandır gitmek istediğim yerler arasındaydı. Bu kez onu yakından görme ve üzerinden yürüme fırsatı buldum.
Mostar’ın adı da köprüsüyle bağlantılı. Boşnakça ve diğer Slav dillerinde “most”, köprü anlamına geliyor. Şehrin adı ise tarihî olarak köprüyü koruyan bekçileri ifade eden “mostari” kelimesinden türemiş. Yani Mostar, adını “köprü bekçileri”nden alıyor.
Neretva Nehri’nin iki yakasını birleştiren Mostar Köprüsü, Kanuni Sultan Süleyman’ın emriyle, Mimar Sinan’ın öğrencisi Mimar Hayreddin tarafından 1566 yılında inşa edilmiş. Ancak yüzyıllar boyunca ayakta kalan köprü, Boşnak-Hırvat Savaşı sırasında Hırvat Savunma Konseyine bağlı birliklerin bombardımanı sonucunda 9 Kasım 1993’te yıkılarak nehrin sularına gömülmüş. O anlara ait video görüntüleri de bulunuyor.
Türkiye’nin de aralarında bulunduğu ülkelerin desteğiyle aslına uygun olarak yeniden yapılan köprü, 23 Temmuz 2004’te açılmış. Ardından, köprü ve çevresindeki tarihî şehir alanı 2005 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınmış. Geçmişini bilerek üzerinde yürümek, burayı benim için daha da anlamlı kıldı.
Bizim ziyaret ettiğimiz gün hava çok sıcaktı ve Mostar oldukça kalabalıktı. Başka tur grupları da aynı saatlerde oradaydı. Köprünün üzerinde milim milim ilerledik desem yeridir! Çevresindeki dükkânlar, restoranlar, kafeler ve hediyelik eşya tezgâhları da hareketliydi. Mostar’dan hatıra almak isteyenler için pek çok seçenek vardı.

Köprünün dikkat çeken geleneklerinden biri de Neretva Nehri’ne yapılan atlayışlar. Köprüde bekleyen deneyimli yerel atlayıcılar, turistlerden bahşiş topladıktan sonra kendilerini nehrin sularına bırakıyor; turistler de bu anları videoya çekiyor.
Bu atlayışlarla ilgili anlatılan bir rivayet de var: Eskiden gençler, sevdikleri kızlara ve ailelerine cesaretlerini göstermek için köprüden atlarmış. Hatta halk arasında, bu atlayışı yapamayan gençlere kız verilmediği anlatılırmış. Bunun tarihî bir kuraldan çok, köprü çevresinde aktarılan bir rivayet olduğunu belirtmek gerekiyor. Köprüden atlama geleneği ise bugün hem yarışmalarla hem de ziyaretçilere yönelik gösterilerle sürüyor.

Köprünün karşı tarafına geçtiğimizde bir de Savaş ve Soykırım Kurbanları Müzesi'ni gördük. Müze; savaşın insan psikolojisi ve günlük yaşam üzerindeki yıkıcı etkisini gösteren kişisel detaylara odaklanır. Kişisel eşyalar, anılar, canlandırmalar, tematik alanlar, çocuk bölümü (savaşta hayatını kaybeden çocuklar!), dijital ve görsel arşivler yer almaktadır. Şehirde dolaşırken üzerlerinde kurşun izleri bulunan binalarla da karşılaştık. Bir yanda kalabalık sokaklar, hediyelik eşya dükkânları ve kafeler; diğer yanda yakın geçmişte yaşanan savaşın izleri… O duvarları görmek, burada yaşananları düşünmeme neden oldu. İnsanların bugün gezip fotoğraf çektiği bu sokaklarda bir zamanlar korkuyla yaşamış olması içimi burktu.

Mostar’da kendi çektiğim fotoğraflardan biri ise benim için çok anlamlıydı. Bir cami ile bir haç işareti aynı karede yer alıyordu. O görüntüye bakarken aklımdan şu sorular geçti: Dilimiz, dinimiz, ırkımız ne olursa olsun, bu topraklarda birlikte yaşamak varken neden kavga ediyoruz? Neyi paylaşamıyoruz?
Bu düşünceler yalnızca Mostar’da yaşananlarla sınırlı kalmadı. Kendi ülkemi, dünyanın farklı yerlerinde yaşanan savaşları ve bu savaşları çıkaranları da düşündüm. Hepimizin sevdikleri, hayalleri ve huzur içinde sürdürmek istediği bir hayatı var. Farklı inançlara, dillere ve kimliklere sahip olmamız, birbirimize saygı duyarak aynı topraklarda yaşamamıza neden engel olsun? Çektiğim o kare, benim için yolculuğun ardından da üzerinde düşünmeye devam ettiğim bir hatıraya dönüştü.
Bosna Hersek’in simgelerinden Mostar’ı ziyaret listenize eklemenizi tavsiye ederim. Benim için uzun zamandır görmek istediğim bir yere kavuşmanın mutluluğuydu. Aynı zamanda kurşun izleri taşıyan binaları ve aynı kareye sığan farklı inançların simgeleriyle, birlikte yaşamanın değerini yeniden düşündüğüm bir durak oldu.
Umarım sizin ziyaretiniz daha sakin bir zamana denk gelir; kalabalık ve sıcak bir araya gelince köprüyü ve çevresini rahatça gezmek biraz zorlaşıyor!
Fotoğrafları Kaydırmak İçin Ok Üzerine Tıklayınız.




Yorumlar